EEGBCI & sanat
BCI ve Moda
Bir elbise beyin dalgalarınızla hareket ederse ne olur? Anouk Wipprecht'in ScreenDress'i, g.tec ile üçüncü iş birliğinde nöroteknolojiyi moda pistiyle buluşturuyor — ve beynin yalnızca bir kontrol merkezi değil, aynı zamanda bir tuval olduğunu kanıtlıyor.

Sanatsal BCI Giyilebilir Teknolojiyle Buluşuyor: Zihinle Kontrol Edilen İfade
Anouk Wipprecht'in tasarladığı ScreenDress, bir moda parçasının çok ötesinde: zihnin canlı bir görüntüsü. g.tec'in Unicorn BCI Core-8 başlığıyla çalışan elbise, sinirsel verileri dinamik bir görsel deneyime dönüştürüyor. Beyin-bilgisayar arayüzleri laboratuvarlardan gerçek dünyaya adım attıkça bu tasarım, teknoloji ile sanatın nasıl bir araya gelerek beklenmedik ve güçlü bir şey yaratabileceğini gösteriyor.
Unicorn BCI Core-8, hem insanlarda hem de hayvanlarda kesintisiz kablosuz beyin kayıtları için tasarlanmış yeni nesil bir EEG cihazıdır. Kompakt yapısı sayesinde uygulamaya göre çeşitli başlıklara veya bantlara takılabiliyor. Bu projede Anouk Wipprecht, cihazı özel tasarımlı bir banda entegre ederek ileri nöroteknolojiyi giyilebilir bir moda unsuruna dönüştürdü.
Kask, jel ya da karmaşık kurulum gerektirmeden beyin sinyallerini okuyor; bu da sistemi hızlı ve erişilebilir kılıyor. Bu sinyaller daha sonra elbisenin kumaşına işlenmiş görselleri kontrol etmek için kullanılıyor. Beyin durumu değiştikçe ekran gerçek zamanlı tepki veriyor; nöroteknoloji ile moda hem işlevsel hem de ifade dolu biçimde birleşiyor.
Elbisenin arkasındaki konsept doğrudan ve nettir: giyenin zihinsel durumunu görselleştirmek. Odaklanma, rahatlama, bilişsel yük — her biri hareket ve görüntüye çevriliyor. Elbise yalnızca ışık ya da animasyon göstermiyor; sizi gösteriyor. Süsleme değil, veri güdümlü ifade.
Anouk Wipprecht: Moda ile Beynin Buluşması
Anouk Wipprecht, bu tür birleşimlere yabancı değil. Hollanda merkezli tasarımcı, tasarım, robotik ve nörobilimin sınırlarında çalışıyor. Her giysi bir sisteme dönüşüyor — çoğu zaman robotik, her zaman etkileşimli. ScreenDress, Wipprecht ile g.tec'in üçüncü iş birliğini temsil ediyor.
Birinci İş Birliği: Unicorn Hybrid Black ile Agent Unicorn
Wipprecht ve g.tec'in ortaklığı, Agent Unicorn'un yaratılmasıyla başladı. 8 kanallı EEG başlığı Unicorn Hybrid Black kullanılarak geliştirilen bu proje; sanatçılara, geliştiricilere ve yaratıcılara BCI teknolojisini geleneksel nörobilim laboratuvarlarının ötesine taşımak için tasarlandı.
Unicorn Hybrid Black şu BCI paradigmalarını destekliyor:
- Motor İmgelem
- Hayal edilen hareketi tespit etmek için sensorimotor korteks üzerine yerleştirilen elektrotlar
- P300
- Uyaran tabanlı yanıt tespiti için merkezi, parietal ve oksipital bölgeler üzerindeki elektrotlar
- SSVEP ve CVEP
- Görsel uyarılmış potansiyeller için parietal alanlara odaklanan elektrotlar
İkinci İş Birliği: Yüksek Yoğunluklu EEG ile Kinetik Couture
g.tec ve Anouk Wipprecht'in ikinci iş birliği olan Pangolin Dress, g.tec'in g.Pangolin sistemini kullandı — dünyanın ilk ultra yüksek yoğunluklu elektrot ızgarası ve biyopotansiyel amplifikatörü. Bu teknoloji, beyin aktivitesine fiziksel olarak yanıt veren bir kıyafet yaratmanın anahtarı oldu.
g.Pangolin, yüksek çözünürlüklü EEG, EMG, ECG veya diğer biyopotansiyelleri kaydetmek için aktif ıslak elektrot teknolojisi kullanıyor. g.HIamp'a bağlanan bu sistem, kanal başına 38.400 Hz'e varan örnekleme hızında 24 bit çözünürlükle biyosinyalleri kaydedebiliyor.
Pangolin Dress'te bu veriler harekete çevrildi. Giyenin zihinsel durumu değiştikçe elbisenin kanatçıkları açılıp kapandı — bir pangolinin savunma davranışını taklit ediyor, ama beyin tarafından yönetiliyordu. Kurulum, dört g.HIamp cihazı arasında 1.024 kanala kadar işleyebilen g.tec'in yazılım ortamı g.HIsys üzerinden çalıştı.
Sanatçılarla İş Birliği Neden BCI Geliştirme İçin Önemlidir?
g.tec için bu iş birlikleri deneysel olmaktan fazlası: vazgeçilmez. Wipprecht gibi sanatçılarla çalışmak, BCI teknolojisini etkileşimli tasarım, performans ve kamusal katılım gibi yeni alanlara taşıyor. Bu tür sanatsal BCI projeleri, nörotekniğin ifade edici, duygusal ve hatta yüzleştirici boyutlarını gözler önüne seriyor.
ScreenDress tek bir şeyi net biçimde ortaya koyuyor: Beyin yalnızca bir kontrol merkezi değil — aynı zamanda bir tuval.






